ŞEKER FABRİKAMIZ MİLLİ MESELEMİZDİR

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat, şeker fabrikalarının bu ülkeyi seven ve değerini bilenler için “Misak-ı Milli” olduğunu vurguladı.

tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin kılavuzluğunda Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) oluşturulduğunu belirten Arat, şeker fabrikasının konsorsiyum tarafından satın alınabilmesi, yöre ve ülke ekonomisine katlı sağlaması için her türlü destek, mücadele, uğraşı ve çabayı güç ve imkanları ölçüsünde vereceklerini aktardı. Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Yalçın Bekler, ihale için verilecek fiyatın üzerine sadece yabancı sermayenin çıkabileceğini belirterek, yabancı sermayenin fabrikayı çalıştırma için almayacağına dikkati çekti. Bekler, nişasta bazlı şekerlere konulan kotanın doğru yönetilmediği takdirde şeker fabrikalarının kâr eden kurum olmaktan çıkacağını da vurguladı.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satışı için ihale sürecine başlanan 14 şeker fabrikasından biri olan Turhal Şeker Fabrikasının yerel sermayede kalması için çalışmalar yürütülüyor. Blok satıştan çıkarılan Turhal Şeker Fabrikasını yerel sermayeye kazandırmak adına Tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin kılavuzluğunda Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) oluşturuldu. Tokat TSO Seyirtepe Tesislerinde yapılan basın toplantısında oluşturulan konsorsiyum ve ihale süreci ile bilgiler verildi.

Turhal Şeker Fabrikasının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde “Satış” yöntemi ile ayrı ayrı özelleştirileceğini aktaran Tokat TSO Başkanı Ahmet Arat, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi süreci ile ilgili şu bilgileri verdi:

Turhal Şeker Fabrikası’nın da içinde bulunduğu Türk Şeker’in özelleştirme işlemlerinin 31.12.2018 tarihine kadar tamamlanmasına, ÖYK’nın 2016/ 67 sayılı kararı ile 21 Kasım 2016 tarihinde karar verilmiştir. Yani Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi kararı yeni alınmış bir karar değildir.

Yine bilindiği gibi Turhal Şeker Fabrikası portföy C kapsamında, Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker Fabrikaları ile birlikte blok satış yöntemi ile 2009 ve 2011 yıllarında satışa sunulmuş ve yapılan iki ihaleyi de, ilk ihalede 606 milyon dolar ve ikinci ihalede 656 milyon dolar fiyat veren AK-CAN ŞEKER kazanmış ancak ihale iptal edilmiştir.

Öncesi de vardır ama özellikle bu tarihten, yani 2011’den başlamak üzere sayın milletvekillerimiz, odalarımız, pancar ekicileri kooperatifimiz, belediye başkanımız işbirliği ve koordinasyon içerisinde, Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmemesi, özelleştirilecekse blok satıştan çıkarılarak, ayrı olarak satışa sunulması için yoğun çaba sarf etmiştir.

Biz bu düşünceye katılır ya da katılmayız. Ancak gerçek olan bir konu vardır ki, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hususu siyasal iktidarımızın almış olduğu bir karardır. Hükümetimiz, devletin üretimden çıkmasını ve eğitim, sağlık, ulaşım gibi makro düzeydeki yatırımlara ağırlık vermesini ve şeker üretim işinin özel sektör tarafından yapılması gerektiğini düşünmektedir.

Atacağımız her adımda bu gerçeği dikkate almalı ve bize yararı olmayan kuru hamasetten vazgeçmeliyiz.”

Turhal Şeker Fabrikası için hükümet tarafından alınan özelleştirme kararının ve ihalenin iptal edilmesini arzu ettiklerini belirten Başkan Arat, “Gerek Turhal Şeker Fabrikamızın özelleştirme kapsamından çıkarılması, gerekse, bunun mümkün olamaması durumunda hükümetimizin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine yönelik politik tercihinde Tokat’a bir ayrıcalık sağlaması için yerel siyasi otorite, ticaret odaları, Pancar Ekicileri Kooperatifi, yerel yönetimler olarak her türlü girişimde bulunulmuştur ve ihale sürecine girilmiş olmasına rağmen bu girişimlerimiz halen de sürdürülmektedir.” dedi.

Bugün gelinen noktada, Turhal Şeker Fabrikası blok satıştan çıkarıldığını ve ayrı satışa sunularak, Tokatlıların bu fabrikayı satın almalarına imkan sağlandığını söyleyen Arat, farklı bir gelişme olmazsa Turhal Şeker Fabrikasının 11.04.2018 tarihinde açık artırma yöntemi ile ihale edilerek satışa sunulacağını belirtti.

TOPLUMUN HER KESİMİNDEN DESTEK TALEBİ

Başkan Arat, şeker fabrikalarının bu ülkeyi seven ve değerini bilinler için “Misak-ı Milli” olduğuna işaret ederek, bu anlamda oluşturulan konsorsiyum ve gelişen süreçle ilgili şu bilgileri verdi:

“Bizler, bu anlayıştan yola çıktık ve bir Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) oluşturmak suretiyle, pozisyonumuzu, her türlü gelişmeye hazırlıklı olmak üzerine almaya çalışıyoruz.

Oluşturmaya çalışacağımız söz konusu Ortak Girişim Grubu çalışmaları Tokat Ticaret ve Sanayi Odası ile Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin kılavuzluğunda yürütülecektir.

Turhal Şeker Fabrikasının Tokatlılar olarak oluşturmaya çalıştığımız Ortak Girişim Grubu (konsorsiyum) tarafından satın alınabilmesi, yöre ve ülke ekonomisine katlı sağlaması için her türlü desteği, mücadeleyi, uğraşıyı, çabayı gücümüz ve imkanlarımız ölçüsünde vereceğiz.

Bu süreçte, Tokat Merkez veya ilçe ayrımı yapmaksızın, yerel medyamızın, tüm kamuoyunun, toplumun ileri gelenlerinin, siyasi parti temsilcilerimizin, meslek odalarımızın, STK’larımızın, eski yeni siyasetçilerimizin ve tüm Tokatlıların her koşul ve ortamda bizlere destek vermelerini arzu ediyoruz.”

DEZENFORMASYON VAR

Özelleştirme süreciyle ilgili sosyal medya ve basında doğru olmayan ifadeler olduğunu belirten Başkan Arat’ın konuyla ilgili değerlendirmesi şöyle oldu:

“Bu basın toplantısı, merak ve endişe içerisinde olan kamuoyunun beklentilerini gidermeye yönelik, kısıtlı açıklamaların yapıldığı bir toplantıdır. Yaptığımız çalışmalar ticari rekabeti içeren toplantılar olduğu için tüm detayları bu süreçte sizlerle paylaşamıyoruz.

Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi süreciyle ilgili olarak gerek sosyal medyada, gerekse basında hoş olmayan ve doğru bilgileri içermeyen açıklamalar okumaktayız. (yumruğumuzu masaya vururuz, siyasi zeminde çalışmalar yapılmalıdır gibi)

Söylenenlerin, bizim bizzat içinde bulunduğumuz çalışmalarla ve gelişmelerle uzaktan yakından alakası yoktur.

Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi süreciyle ilgili yapılan dezenformasyonlar, uygunsuz açıklamalar ve çarpıtmalar, siyasi kışkırtmalar için mümbit (verimli) bir zemin oluşturur. Bu zeminden kendileri için yarar sağlamak isteyenlerin ve bu çarpıtmaları kaşıyanların sayısı çoğalır. Yaşananları anlama çabası ve başkalarını dinleme ihtiyacı dibe vurur. Kutuplaşma derinleşir, yıkıcı rekabet alevlenir, siyasi ortam daha bir kırılgan bir hale gelir.

Oysa Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi hususu çok hassas bir konudur ve siyasetle de yakın ilişkisi vardır. Topluma örnek olması gereken kişilerin sorumlulukla hareket etmesi, aklına geleni söyleyerek yangına körükle gitmemesi gerekir.

Turhal Şeker Fabrikasının Tokatlılara kazandırılması ile ilgili hak arama süreci bu aşamada uzlaşmayı, işbirliğini ve sorumlulukla hareket etmeyi gerektirir. Bu konularda farklı taraflar ne kadar farklı noktalarda durursa dursunlar yine de arada ortak olan bir söz bulunmalıdır.

Şeker fabrikasının Tokatlılara kazandırılmasının en önemli şartı, bu ortak sözü bulmak ve bu ortak söze gelebilmektir.

Dolayısıyla, bu sürece zarar verecek söz ve eylemlerden kaçınmamız gerekmektedir.

Eğer bu süreç bizlerin tüm uğraşlarına, çabalarına karşın, Tokat’ın ve Tokatlıların mağduriyetiyle son bulacak bir noktaya taşınır da, Tokat’ın üstüne çok kötü bir yağmur yağmaya başlarsa, Tokatlılar olarak kocaman bir şemsiyenin altında toplanacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın!”

ÖNEMLİ OLAN ÖZELLEŞTİRME METODU

Özelleştirmenin bir hükümet programı değil, dünya gerçeği olduğuna işaret eden Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Yalçın Bekler, önemli olanın özelleştirme metodu olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Şeker fabrikalarımız özelleştirme idaresine 2000 yılında devredilmiştir ve özelleştirme programına alınmıştır. Biz bağcıyı mı döveceğiz, üzüm mü yiyeceğiz buna karar vermemiz gerekiyor. Bakmamız gereken nokta neresi ona bakmamız lazım. Karşı çıktığımız şey özelleştirme mi yoksa özelleştirme metodu mu? Eğer özelleştirme dünya gerçeğiyse özelleştirme programına alınan şeker fabrikaları bu hükümetin zamanında alınmamışsa o zaman bizim tartışmamız gereken nokta özelleştirme metodu.

Özelleştirme metodunu görüp bunun için bir çalışmama yapmamak aymazlık olur. Biz bu günlerin geleceğini gördük ve bunun çalışmasına 2014 yılında başladık. Ortak hassasiyetimizin şeker fabrikası olması gerektiğini her ortamda işledik. Bütün yöneticilerimiz bu noktada bizim hassasiyetimize destek verdi. Bunu 2015 yılında rapora dönüştürdük. Şeker fabrikamızın yerelde kalması gerektiğini ve şeker fabrikasıyla yerelin nasıl kalkınacağını, özelleştirme idaresinde olduğu için yatırım yapılmadığını hantallaştığını raporumuzda ifade ettik. İkinci bir Torku’yu neden Tokat’ta inşa etmeyelim dedik. İkinci Torku’nun nasıl oluşturulacağını da raporumuzda ifade ettik.

Tokat’ın acı bir tecrübesi var, Sigara Fabrikası. Üretim devam edilecek denildi ama etmedi. Sorun özelleştirme metodunda idi.”

Bekler, şeker fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Şeker fabrikasını siyasi rant, siyasi hırs haline getirirsek sadece zarar veririz. Şeker fabrikası sigara fabrikasındaki gibi bir akıbete uğrarsa hiçbirimizin Tokat’ta kalması için bir nedeni kalmaz. Çünkü Tokat’ın tüm ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı. Şeker fabrikası Tokat’ın tamamını besliyor. Hayvancılık, nakliye şeker fabrikamıza bağlı. Madem satılacak madem özelleşecekse biz talibiz. Biz noktada muhalefetiyle ana muhalefetiyle iktidarıyla tek güruh olup şeker fabrikasını Tokatlıya nasıl kazandırırız bunun mücadelesini vermemiz lazım.

Biz özel müteşebbis kafasıyla hareket etmek zorundayız. ‘Ne olursa olsun bu ihaleyi alacağım’ derseniz fabrikanın devamı olmaz, borcunu ödeyemezsiniz. Eğer bizim sunduğumuz rakamı geçen bir yer olacaksa bu yabancı sermaye olacak ve çalıştırmak için almayacak. Bizim söylediğimiz rakamın üzerine sadece ve sadece yabancı sermaye çıkabilir. Şeker fabrikasını çalıştırmak için talip olan bir şirket bizim verdiğimiz rakamın üzerinde afaki bir fiyat veremez.

Siyasilerimizle sürekli bir araya geliyoruz. Bir araya gelemediğimizde de günde üç-dört defa telefon görüşmesi yapıyoruz. Özelleştirme ile ilgili ihale kuralları belli, bunları deşifre etmeye gerek yok ama siyasilerimizin muhalefetiyle iktidarıyla bu konuda hassasiyetli olduğunu, yapılması gereken her şey noktasında destek verdiklerini ifade etmek istiyorum.

Eğer nişasta bazlı şekerlere konulan kotayı doğru yönetemezsek şeker fabrikaları kâr eden kurum olmaktan çıkar. Bizim milletvekillerimizle, hükümet yetkileriyle yaptığımız görüşmede nişasta bazlı şekerlere konulan kotanın sıkı bir şekilde takip edileceği, pancar şekeri üretimini destekleyeceklerini, nişasta bazlı şekerlerin önünü açacak, kaçak şeker üretiminin önünü açacak tüm durumları yok edeceklerini, sıkı denetime tabi tutacaklarını ifade ediyorlar.

Ben şeker sektöründe yer alan bir temsilciyim. Şeker kurumu yerine Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında bir genel müdürlük açıldı. Şeker kurumunun bir önceki başkanı Cargill’in CEO’su idi. Ben tarım bakanlığında bunun daha iyi yönetileceğine inanıyorum.”

Toplantıya Tokat TSO Başkanı Ahmet Arat, Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Yalçın Bekler, Tokat Ticaret Borsası Başkanı Lütfi Bora, Tokat Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Mehmet Bekçi, Tokat Esnaf ve Sanatkarları Kredi Kooperatif Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan, Turhal Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Çenesiz, Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Fehmi Çankaya, Ziraat Odası Başkanı Ahmet Dökülen ile birlikte meslek örgütü liderleri ve basın mensupları katıldı.